logo

17 Nisan 2018

Eğrigöl’den doğa fotoğrafçılarına birbirinden güzel pozlar

Geyik Dağları’nın eteklerinde yer alan Eğrigöl, el değmemiş doğası ve endemik bitkileriyle fotoğrafçılara ilham kaynağı oluyor.

Eğrigöl, doğa fotoğrafçılarına görsel bir şölen sunuyor

Eğrigöl, Konya ve Antalya sınırında, Geyik Dağları’nın eteklerinde yer alıyor.

Toroslar’daki bitki zenginliğine ev sahipliği yapan el değmemiş doğası ve endemik bitkileriyle Nisan ayında doğa ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.

Taşeli Platosu’ndaki 2 bin 200 rakımlı göl, çevresinde yer yer 2-3 metreyi bulan kar kalınlığı ve hemen ilerisinde açık rengarenk çiçekleri ile misafirlerine iki mevsimi bir arada yaşatıyor.

İlkbaharda karların erimesiyle oluşan bitki çeşitliliği ile dikkati çeken Eğrigöl, farklı renklerdeki çiğdemler, doğal ortamda yetişen kırmızı ve pembe lalelerin yanı sıra çeşitli endemik bitkileri ile biliniyor.

Yaz aylarında çok sayıda yaylacının da geldiği Eğrigöl, olta balıkçılığı meraklıları ve kampçıların da akınına uğruyor.

Konya’nın Hadim ilçesinden bölgeye gitmek isteyenler, araç yolculuğunun ardından 3-4 saatlik zorlu bir yürüyüş etabıyla Eğrigöl’e ulaşıyor.

Göle, Antalya’nın Alanya ve Gündoğmuş ilçelerinden gelenlerin de yine 7-8 kilometrelik bir yürüyüşü göze alması gerekiyor.

13 fotoğrafçı tutkunu Seydişehir, Bozkır ve Taşkent ilçelerinden Eğrigöl’e ulaştı.

Konya’dan gelen fotoğraf tutkunlarından Hasan Sayın, bölgeye çok fazla kar yağdığı için yayla yollarının geç açıldığını söyledi. Sayın, şöyle konuştu:

“Toroslar’ın, Geyik Dağları olarak bilinen bölgesinde bulunan Eğrigöl, çok sevdiğim, bakir, oldukça sulak bir bölgedir. Soğanlı bitkiler, sarı ve farklı renklerde çiğdemler, boylu lale ve sümbüller, gelin tacı dediğimiz ters laleler ile müthiş bir doğa harikası. Eğrigöl, her türlü doğa sporunun yapılabileceği özelliklere sahip. Dağ bisikleti, doğa fotoğrafçılığı, kampçılık, tırmanma, kayak ve trekking yapılabilecek en güzel doğal harikalarından biridir. Mutlaka koruma altına alınması lazım. Bir tabiat parkı olarak değerlendirilebilir. Bu güzelliği herkesin görmesini isterim.”

“Tabiat parkı olarak korunması gerekir”

Seydişehir’den geziye katılan Mustafa Ünal da her ilkbaharda, yaklaşık 200 kilometre mesafeden bölgedeki güzelliklerin fotoğraflarını çektiklerini anlatarak, şunları söyledi:

“Buraya gelen herkes bu doğa harikasını daha güzel kullanmalı. Bu bölgenin tabiat parkı olarak korunması gerekir.”

Share
253 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.